NASA Exoplanet Boyutlarındaki Büyük Sırrın Peşinde
NASA, exoplanet boyutlarındaki gizemli boşluğu çözmek için genç yıldız sistemlerine odaklanan yeni görev fikrini değerlendiriyor.

İnsanlığın uzaya açılması, evrenle ilgili birçok soruya cevap verirken bir o kadar yeni bilinmezliği de beraberinde getirdi. Bunlardan biri de exoplanet boyutları konusunda ortaya çıkan ilginç boşluk. Gök bilimciler, çok sayıda kayalık süper Dünya ve daha şişkin yapılı sub-Neptün keşfetmiş olsa da Dünya’nın yaklaşık 1,8 katı yarıçapa sahip gezegenlerin şaşırtıcı derecede az olduğunu görüyor.
Bu boşluk, bilim dünyasında radius valley olarak adlandırılıyor ve gezegenlerin nasıl oluştuğu konusunda önemli ipuçları taşıyor olabilir. NASA’nın değerlendirdiği Early eVolution Explorer, yani EVE adlı görev konsepti de tam olarak bu gizemi çözmeyi hedefliyor. Plan oldukça net: Gezegenleri milyarlarca yıl geçtikten sonra değil, henüz gençken gözlemlemek.
NASA Genç Gezegenlerde Cevap Arıyor
EVE görevinin temel amacı, 50 milyon yıldan daha genç gezegen sistemlerini inceleyerek küçük gezegenlerin ilk dönemlerinde nasıl göründüğünü anlamak olacak. Çünkü radius valley için iki güçlü açıklama öne çıkıyor. İlk teoriye göre bazı küçük gezegenler başlangıçta kalın hidrojen ve helyum atmosferleriyle oluşuyor, ancak genç ve aktif yıldızlara yakın olduklarında bu gaz katmanlarını kaybederek kayalık süper Dünya’lara dönüşüyor.

İkinci teori ise ayrımın sonradan değil, doğrudan oluşum sırasında başladığını savunuyor. Buna göre süper Dünya’lar yıldızlarına daha yakın bölgelerde kuru ve kayalık dünyalar olarak oluşurken, sub-Neptünler daha uzakta yoğun ve su bakımından zengin gezegenler hâlinde şekilleniyor. Yani ortada dramatik bir atmosfer kaybından çok, gezegenlerin doğduğu konuma bağlı doğal bir sınıflandırma olabilir.
EVE, bu iki ihtimal arasındaki farkı anlamak için genç yıldız kümelerini uzun süre izleyecek şekilde tasarlanıyor. Önerilen görev, yaklaşık 2,5 yıl boyunca 30 farklı genç yıldız alanını 30’ar gün gözlemleyerek yaklaşık 20.000 yeni oluşmuş yıldızı takip etmeyi hedefliyor. Bu kadar genç yıldızlar oldukça hareketli olduğu için gözlemler kolay olmayacak; yıldız patlamaları gezegen geçiş sinyallerini taklit edebiliyor.
Bu karmaşayı azaltmak için EVE’nin yakın ultraviyole, optik ve yakın kızılötesi sensörlerden oluşan üçlü bir gözlem sistemi kullanması planlanıyor. Ultraviyole ışıkta yıldız patlamalarını izlemek, gerçek gezegen geçişlerini sahte sinyallerden ayırmaya yardımcı olabilir. Eğer görev hayata geçerse NASA, exoplanet boyutlarındaki bu büyük boşluğun gerçekten atmosfer kaybından mı yoksa gezegenlerin doğum yerinden mi kaynaklandığını daha net anlayabilir.



