iPhone’un FBI’ı Bile Zorlayan Güvenlik Özelliği: Lockdown Mode
Lockdown Mode, iPhone’daki en sert güvenlik önlemi olarak dikkat çekiyor. Bu mod, FBI’ı bile çaresiz bırakıyor.

Apple’ın iOS 16 ile kullanıma sunduğu Lockdown Mode, bu hafta yeniden gündeme geldi. ABD’de bir gazetecinin telefonuna el koyan FBI’ın, cihazda bu mod açık olduğu için verilere erişemediği iddia edildi. Bu gelişme, iPhone’un sunduğu en uç güvenlik önlemlerinden birini yeniden tartışmaya açtı.
Her kullanıcı için tasarlanmayan Lockdown Mode, özellikle gazeteciler, aktivistler ve hedefli siber saldırı riski altındaki kişiler için geliştirildi. Telefonu adeta “kilitleyen” bu özellik, saldırı yüzeyini minimuma indirerek hem siber casusluk hem de adli erişim yöntemlerini büyük ölçüde devre dışı bırakıyor.
Lockdown Mode iPhone’u Nasıl Kilitliyor?
Lockdown Mode aktif edildiğinde iPhone’daki birçok özellik bilinçli olarak kısıtlanıyor. Mesajlarda ek dosyalar engelleniyor, bağlantı önizlemeleri kapatılıyor ve web’de gelişmiş teknolojiler devre dışı bırakılıyor. FaceTime aramaları yalnızca daha önce iletişim kurulmuş kişilerle sınırlanıyor.

Cihaz, kilitliyken kablolu aksesuarlar ve bilgisayar bağlantılarını tamamen reddediyor. Bu durum, adli analizlerde kullanılan birçok donanımsal yöntemi işlevsiz hâle getiriyor. Ayrıca paylaşılan fotoğraflardan konum bilgileri otomatik olarak kaldırılıyor ve ortak albümler siliniyor.
Wi-Fi tarafında ise güvenli olmayan ağlara otomatik bağlantı kapatılıyor. Aynı zamanda cihaz yönetim profilleri yüklenemiyor, Apple servis davetleri ciddi biçimde sınırlandırılıyor. Kısacası iPhone, yalnızca temel iletişim ihtiyaçlarına odaklanan sade bir cihaza dönüşüyor.
Bu sert önlemlerin bedeli ise kullanım konforu. Apple da Lockdown Mode’un günlük kullanım için değil, istisnai durumlar için tasarlandığını özellikle vurguluyor. Ancak son FBI iddiası, bu özelliğin yalnızca teorik değil, pratikte de ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koymuş durumda.



