Çocuklarımız Yapay Zeka Kıskacında
Yapay zeka araçlarının okullarda hızla yayılması, çocukların zihinsel ve sosyal gelişimi üzerinde ciddi riskler doğurabilir.

Yapay zeka destekli araçlar dünyanın birçok ülkesinde eğitim sistemine hızla entegre edilirken, bu dönüşümün çocuklar üzerindeki etkileri giderek daha fazla sorgulanmaya başladı. Özellikle üretken yapay zeka uygulamalarının sınıf içi kullanımı, öğrenme biçimlerini kökten değiştirebilecek sonuçlar doğuruyor.
Brookings Institution bünyesindeki Center for Universal Education tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, yapay zeka kullanımının çocukların bilişsel ve sosyal gelişimi açısından ciddi riskler barındırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, mevcut aşamada yapay zekanın eğitimde sunduğu faydalar, oluşturduğu risklerin gerisinde kalıyor.
Yapay Zeka Çocukların Bilişsel ve Sosyal Gelişimini Etkiliyor
Bir yıl süren çalışma kapsamında 50 ülkeden 505 öğrenci, veli, öğretmen ve eğitim uzmanı ile görüşmeler yapıldı. Ayrıca yüzlerce akademik araştırma incelendi. Elde edilen veriler, öğrencilerin düşünme süreçlerini giderek yapay zekaya devretmeye başladığını gösteriyor. Ankete katılan öğrencilerin yüzde 65’i, bu durumun uzun vadede zihinsel gerilemeye yol açabileceğinden endişe duyduklarını belirtiyor.

Araştırmada yer alan ifadeler, öğrencilerin yapay zekayı bir “kolay yol” olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Bir öğrenci, “Kolay, düşünmeye gerek kalmıyor” sözleriyle durumu özetlerken, uzmanlar bu yaklaşımın aktif öğrenmeyi zayıflattığını vurguluyor. Yapay zekaya aşırı bağımlılık, öğrencilerin derste öğrendiklerini hatırlama ve kendi cümleleriyle ifade etme becerilerini de olumsuz etkileyebiliyor.
Çalışmaya katılan öğretmenler ise yapay zekanın, öğrenmenin amacını sorgulatacak noktaya geldiğini ifade ediyor. Öğrencilerin kendi üretimleri yerine dış kaynaklı yapay zeka çıktılarıyla değerlendirilmesi, gerçek öğrenme sürecini anlamsızlaştırma riski taşıyor. Bu durum, ölçme ve değerlendirme sistemlerini de tartışmalı hâle getiriyor.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise sosyal gelişim boyutu. Sürekli erişilebilir ve “yargılamayan” yapay zeka sohbetleri, çocukların gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşmasına neden olabiliyor. Uzmanlara göre empati, sabır ve çatışma yönetimi gibi beceriler; sürtünmesiz dijital etkileşimlerle değil, gerçek ilişkiler içinde öğreniliyor. Bu nedenle yapay zekanın çocukların hayatındaki rolü, sınırları net çizilerek yeniden ele alınmak zorunda.