Apple, Hiç Duymadığınız Bir Yapay Zeka Şirketine 2 Milyar Dolar Harcadı
Apple’ın sessiz sedasız tamamladığı yeni satın alma, şirketin yapay zekâ tarafında beklenenden daha farklı bir strateji izlediğini kanıtladı.

Apple, yapay zekâ yatırımlarıyla ilgili uzun süredir gündemde olan söylentilere beklenmedik bir hamleyle yanıt verdi. Şirket, adını geniş kitlelerin pek duymadığı bir yapay zekâ girişimini bünyesine katarak dikkatleri üzerine çekti. Resmî doğrulama gelirken, anlaşmanın boyutu da kısa sürede netleşti.
Ortaya çıkan bilgiler, Apple’ın bu satın almayı yalnızca tamamlayıcı bir teknoloji hamlesi olarak görmediğini düşündürüyor. Aksine, şirketin gelecekteki yapay zekâ vizyonunun önemli bir parçasının bu adımla şekillenebileceği konuşuluyor. Üstelik harcanan rakam, Apple’ın bu alana ne kadar ciddi baktığını açıkça gösteriyor.
Apple Neden Q.ai’ye Bu Kadar Büyük Yatırım Yaptı?
Apple, Reuters’a yaptığı açıklamada İsrail merkezli Q.ai şirketini satın aldığını doğruladı. Financial Times’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre bu anlaşma için yaklaşık 2 milyar dolar ödendi. Bu rakam, Apple’ın 2014’te Beats’i satın almasından sonra gerçekleştirdiği en pahalı ikinci satın alma olarak öne çıkıyor.

Satın almanın dikkat çekici yönlerinden biri, Apple’ın daha önce büyük ve popüler yapay zekâ şirketleriyle anılmasına rağmen farklı bir yolu tercih etmiş olması. Şirket, Apple Intelligence platformunu güçlendirmek için Google ile iş birliği yaparken, kendi bünyesinde de daha derin ve özel teknolojiler geliştirmeye devam ediyor. Q.ai hamlesi, bu “kontrollü büyüme” stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Q.ai, görüntüleme ve ses teknolojileriyle birlikte makine öğrenimi alanında çalışıyor. Şirketin son patent başvurularında yüz cildindeki mikro hareketlerin analizine odaklanıldığı belirtiliyor. Bu teknoloji, kelime algılama, duygu tespiti ve vücut tepkilerinin daha hassas biçimde anlaşılmasını mümkün kılabilir.
Apple’ın Q.ai’nin kurucu ekibini de bünyesine katması, bu teknolojinin uzun vadeli planlarda önemli bir rol oynayacağını gösteriyor. Şirketin geçmişte PrimeSense satın almasıyla Face ID’ye giden yolu açtığı düşünülürse, Q.ai’nin geliştirdiği çözümlerin de ilerleyen yıllarda iPhone’lar veya Apple’ın üzerinde çalıştığı artırılmış gerçeklik cihazlarında kilit bir rol üstlenmesi sürpriz olmayabilir.



