Z kuşağı, teknoloji alışkanlıkları konusunda en çok genellenen nesillerden biri hâline geldi. Mesajlaşarak büyüdükleri için telefonla konuşmaktan kaçındıkları, arama geldiğinde panikledikleri ya da mümkünse her şeyi yazılı iletişimle çözmeye çalıştıkları sık sık dile getiriliyor.
Ancak yeni bir YouGov araştırması, bu yaygın algının biraz abartılı olabileceğini gösteriyor. Çünkü sonuçlara göre Z kuşağı, özellikle arkadaşları ve aile üyeleriyle telefonla konuşma konusunda sanıldığı kadar isteksiz değil. Asıl çekince, daha çok yabancılarla yapılan telefon görüşmelerinde ortaya çıkıyor.
Z Kuşağı Telefon Alışkanlıklarında Sanıldığı Kadar Uzak Değil
Araştırmaya göre ankete katılan Z kuşağı üyelerinin neredeyse yarısı, arkadaşlarını veya aile üyelerini arama konusunda çok rahat hissettiğini söylüyor. Buna ek olarak yüzde 34’lük bir grup da bu tür aramalarda kendisini “oldukça rahat” olarak tanımlıyor. Yani yakın çevre söz konusu olduğunda, Z kuşağının telefondan tamamen kaçtığını söylemek pek doğru görünmüyor.

Buna karşılık yabancılarla telefon görüşmesi yapmak, Z kuşağı için çok daha zor bir alan gibi duruyor. Katılımcıların yüzde 36’sı yabancıları ararken oldukça rahatsız, yüzde 29’u ise çok rahatsız hissettiğini belirtiyor. Yine de bu durum yalnızca Z kuşağına özel değil. Araştırmada bazı Y kuşağı ve X kuşağı üyelerinin de yabancılarla konuşmaktan hoşlanmadığı görülüyor.
Bu farkın ortaya çıkması aslında şaşırtıcı değil. Z kuşağı, çocukluğundan itibaren mesajlaşma, sosyal medya, sesli not ve görüntülü görüşme gibi farklı iletişim yollarıyla büyüdü. Bu yüzden geleneksel telefon araması, özellikle resmi ya da tanımadıkları kişilerle yapıldığında daha stresli hissettirebiliyor. Ancak bu, onların iletişim kuramadığı anlamına gelmiyor; sadece iletişim tercihleri önceki nesillerden farklı ilerliyor.
Araştırma, Z kuşağı hakkında dolaşan başka mitleri de yumuşatıyor. Örneğin sosyal medyada sıkça iddia edildiği gibi, genç kullanıcılar telefonu açıp sessiz kalmayı yaygın bir alışkanlık hâline getirmiş değil. Tanıdıkları biri aradığında çoğu hâlâ “merhaba” ya da benzer bir ifadeyle cevap veriyor. Hatta Z kuşağı bir yandan telefonla konuşmayı farklı kullanırken, diğer yandan fiziksel medya, dijital kamera ve klasik çalar saat gibi eski teknoloji alışkanlıklarına da yeniden ilgi gösteriyor. Bu yüzden mesele “telefonla konuşamamak” değil, teknolojiyi kendi ritimlerine göre yeniden şekillendirmek gibi görünüyor.

Katlanabilir iPhone Ultra Ertelenmedi mi?
iPhone 18 Daha Fazla RAM Sunacak
Netflix Türkiye’de Yerli Olmak Zorunda
Xiaomi 18 ve Xiaomi 18 Pro İçin Beklenmeyen Gelişme